• BIST 108.392
  • Altın 143,552
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Ağrı 26 °C
  • Erzurum 22 °C
  • Diyarbakır 34 °C
  • Van 22 °C
  • Kars 23 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 30 °C

Direniş Erinin Amentüsü

Ömer Faruk BAYRAM

Kalemi ve Kelamı Kutsal Kılanın Adıyla.
Müminlerden Öyleleri Vardır ki, Allah’a Verdikleri Sözde Durdular. Onlardan Kimi Adağını Yerine Getirdi, (Şehid Oluncaya Kadar Çarpışacaklarını adamışlardı, Çarpıştılar ve Şehid Düştüler), Kimi de (Şehidlik) Beklemektedir; Onlar Sözlerini Asla Değiştirmemişlerdir. (Ahza: 23)

Gerçek Müminler Ancak Allah’a ve Resulüne İman Eden, Ondan Sonra Asla Şüpheye Düşmeyen, Allah Yolunda Mallarıyla ve Canlarıyla Mücahede Edenlerdir. İşte Doğrular Ancak Onlardır. (Hucurat: 15)

Kardeşim!
Bizler toplum olarak,  Allah yolunda mücadele etme ruhunu ve bilincini,  kalbimizden ve zihnimizden söküp attık. Bunun yerine makam, şan, para özetle dünya ve dünyalıklar için mücadele etmeyi yerleştirdik. Bu yer değişikliği toplumumuzda imarı engelleyen ve ifsada yol açan hastalıkların türemesine neden oldu.
Bizler bu hastalıkların izalesi için mücadele eden kimseye ‘Direniş Eri’ Vasfını atfetmekteyiz.
   Şimdi direniş erinde olması gereken vasıfları ve toplumumuzda mücadele ruhunu diriltmenin yollarını hep  beraber ele alalım.

1) Sevgi Direniş Erinin Yegâne Membaıdır! / İnsana Olan Sevgimizi Yitirdik.
 
Gerçek Aşk’ı Bilen Kalp Bir Damla Suya Bile Hürmetle Bakar. (Mevlana)
   Direniş Eri olmanın ilk şartı insanoğlunun sevgisini içerisinde barındıracağın okyanuslar genişliğinde bir kalbe sahip olmaktır. Keza insanı sevmeyen, ona merhamet etmeyen, onun haline üzülmeyen; onun için, onun namına hizmet ettiğini iddia bile edemez.
   Direniş Eri kardeşlerini gönülden sevmeli ve onlar hakkında su-i zann (kötü düşünce) beslemekten kendisini uzak tutmalı. Unutulmamalıdır ki şiddet, su-i zann ile başlar. Zan nefreti doğurur, nefret kalpte kin birikmesine sebebiyet verir, kin insanlar arasında husumeti husumet de ŞİDDETİ doğurur.
O halde sevgi iksiri; ŞİDDET hastalığının ilacı ve direniş erinin yegâne kaynağıdır.

2) Heyecan, Direniş Erinin Hayat Suyudur. / Direnişin Kaynağı Olan Heyecanımızı Yitirdik.

 

Kal'a gibi dik başın bulutlarla yarışsın, 
Dalga dalga saçların rüzgârlarla karışsın! 

Adını nakşedelim, eski-kadim surlara 
Sesini haykıralım asırdan asırlara... 

Savletinle titresin yeniden doğu-batı 
Ve kurulsun Allah'ın ebedi saltanatı... (Osman yüksel serdengeçti)

 

Ey İslam’ın sancaktarı olan kardeşim!
 Sen ki ümmetin param parça olduğu, mazlumun ahını göklerin bile alamadığı dönemde milleti Muhammed as.’ın Umudusun. Kalk ve silkelen!  Gaflet örtüsünü üzerinden yırtıp at! Kepenk çekilmiş gözlerini aç ve hakikati gör! Dudaklarının arasına örülmüş duvarları ahlaki bir isyanla yık! Ve haykır! Ve de ki:
Evreni kudretiyle elinde tutan Rabbime andolsun!
Âlem-i İslam sulh buluncaya, Müslüman mazlum olmayıncaya kadar MÜCADELE edeceğim!

Asrımızın Mücadelesi Birliği Telkindir./ Kavmiyetçiliği Esas Alıp Birliğimizi Dağıttık.
Allah’a ve Resulüne İtaat Edin ve Çekişip Birbirinize Düşmeyin! Çözülüp Yaygınlaşırsınız, Gücünüz Gider. Sabredin! Şüphesiz Allah, Sabredenlerle Beraberdir. (Enfal: 46)

Direniş eri, asrımızın hastalığı olan kavmiyetçilik, grupçuluk ve nesepçilik anlayışına karşı birlik ve dirliğin tesisi için çaba göstermeli.
 İbrahimi as. Bir duruşla ve Davudi as. Bir sedayla demeli ve dedirtmelidir ki:
Ey Hz. Muhammed as. ‘ın Ümmeti!
Bizler Irkçılık, Grupçuluk, Nesepçilik Yapmayız! Çünkü biz Müslüman’ız, Sadece Müslüman’ız, Yalnız Müslüman’ız.
 Müslüman menfi tarafgirlik davası gütmez!
Kendi ırkını, grubunu, nesebini diğerlerinkinden üstün tutmaz. Hakkı olan her şeyin diğerlerinin de hakkı olduğunu bilir ve buna içtenlikle iman eder.
 Allah’ımız ruhumuzu yarattığı zaman bizlere hangi ırkı seçmek istediğimizi sormadı. Ya da mensubu olduğumuz ırkı kendi çabamız ve gayretimizle elde etmedik
Meziyet; İnsanın çabası dâhilinde elde ettiği başarı, üstünlük ya da ayrıcalığın adı ise, o halde bizim Laz, Türk, Çerkez, Kürt, Boşnak… Olmamız bir meziyet değildir. Çünkü bu ırklara mensubiyetimiz kendi çabamız ve seçimimiz dâhilinde gerçekleşmemiştir.
     Bizler hangi ırka dâhil olursak olalım, dedelerimizin bu güne dek ırkımıza armağan ettiği kültürün doğal müdafileriyiz. Bunun için düşüncelerimizle, yazılarımızla ve dilimizle, kendimizden sonraki nesle, ırkımıza dair ne kadar güzellik varsa, koruyarak ve hatta geliştirerek kendilerine teslim etmekle mükellefiz. Bu mükellefiyetlik tüm ırkların en doğal ve en kutsal haklarıdır.
       Selam olsun birliğin ve dirliğin kutsiyeti için İslam’a teslim olan direniş erlerine.
Selam olsun kendisini birliğin tesisi için direnişe adayan direniş erlerine…
                                                                                                            
                                                                                                                        

 
        
         

Bu yazı toplam 1179 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Agridahaber.com - Ağrı Haberleri | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.