• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Ağrı 9 °C
  • Erzurum 10 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Van 10 °C
  • Kars 10 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Farklı Olmak Güzeldir!

Hakan ELEM

Farklı Olmak Güzeldir!

Bir dünya düşünün... Herkesin farklı şeylere inandığı, farklı şeyler düşündüğü bir dünya! Bu kadar farklı olmak iyi mi kötü mü? Ya da bu kadar farklı olmak mümkün mü? Nasreddin Hoca'ya sormuşlar "Hocam, neden herkes farklı yönlere gidiyor? " diye. Hoca cevabı yapıştırmış: "Herkes aynı yöne gitse dünyanın dengesi bozulurdu!" Bu açıdan bakarsak, farklı düşüncelerin aslında toplum için büyük bir nimet olduğunu görürüz.

 

Farklı düşünmek toplumun daha da ilerlemesini ve gelişmesini sağlar. Bugün dünyanın en güçlü devletleri, farklı düşünceleri bünyesinde en fazla barındıran devletlerdir. Örneğin ABD' yi ele alalım. Farklı dinlerin, farklı dillerin, farklı kültürlerin, farklı ırkların bir arada yaşadığı bir mozaik. Dünyanın her yerinden insanların akın ettiği bir ülke. Herkes istediği gibi yaşıyor. Herkes hayatından memnun. Kimse kimse ile uğraşmıyor. Bazılarının korktuğu gibi farklı olmak toplumu bölüp parçalamıyor. Daha güçlü bir toplum ortaya çıkıyor.

 

Tarihte farklılıklara müsaade eden toplumların kısa sürede büyük bir gelişme kaydettiklerine şehadet etmektedir. Geçmişin büyük ve görkemli devletlerine bir bakın, İskender İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu... Hepsi bünyesinde farklılıklar barındıran devletlerdir. Ve bu farklılıklar onları büyük birer cihan devleti haline getirmiştir. Bir İskender İmparatorluğu düşünün ki farklı dinlere tahammül edemiyor. Bir Roma İmparatorluğu düşünün ki farklı milletlere tahammül edemiyor. Bir Osmanlı İmparatorluğu düşünün ki farklı dillere tahammülsüz... O zaman ne olurdu? Cevabını hepimizin bildiği bu soruyu yine de cevaplamak icab eder ki o cevap da şudur; söz konusu devletler o kadar büyüyemezler ve birer cihan devleti haline gelemezlerdi. Çünkü bütün enerjilerini bu farklılıkları yok etmek için harcayacak ve gelişme için gerekli olan enerjiyi tüketmiş olacaklardı. Farklılıkları yok etmeye çalışmak doğal olarak toplumsal çatışmalara neden olacaktı. Bu yüzdendir ki cihan devleti olma iddiasındaki devletler farklılıklara her zaman hoşgörü ile yaklaşmışlar ve farklılıklara tahammül etmeyi bilmişlerdir.

 

Herkesin her konuda aynı fikirde olduğu bir toplum ne kadar gelişebilir? Hep aynı şiirler, hep aynı resimler, hep aynı bilimsel çalışmalar. Ne kadar da kötü olurdu değil mi? Onun için bir kez daha diyorum ki: “Farklı olmak güzeldir! Farklı kalmak güzeldir! Farklı düşünmek güzeldir!”

 

Hepimiz birbirimizden farklı olsak da kardeşçe bir arada yaşamak, birbirimizi katletmekten daha kolay değil mi? Türk olmak ya da Kürt olmak; Kürtçe veya Türkçe konuşmak birbirimizi katletmemiz için yeterli sebep mi? Hiçbirimize kalmayacak bir dünya için birbirimizi öldürmemiz akıllıca bir hareket mi? Özlemini çektiğimiz hayata bizi ancak; barış, hak ve adalet kavramları bizi ulaştırabilir. Tarih kitaplarının sayfalarını kabaca karıştırdığımızda bile görürüz ki savaş meydanlarında asla barış sağlanamamıştır. Birbirleri ile yüzyıllarca savaşan toplumlar bile nihayetinde soluğu barış masasında almışlardır.

 

Başka bir deyişle sorunlarını konuşarak halletmişlerdir. Akıllı insanlar yaşadıklarından ders çıkararak tecrübe edinirler, daha akıllı insanlar ise başkalarının tecrübelerini de tecrübe edinirler. Kin, nefret ve çatışmanın bizi getireceği noktayı Martin Luther King’in şu sözüyle belirtmek istiyorum: “Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz, ya da aptallar gibi hep beraber yok olacağız.”

Bu yazı toplam 1010 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Agridahaber.com - Ağrı Haberleri | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.