• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Ağrı 16 °C
  • Erzurum 9 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Van 16 °C
  • Kars 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Meme kanserine dur demek için ayda 10 dakika

Meme kanserine dur demek için ayda 10 dakika
Meme kanseri gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen kanser tipidir. Sağlık Bakanlığının 2015 yılında yayınladığı kanser istatistik verilerine göre Türkiye’de kadınlarda görülen kanserlerin yüzde 24,2’si meme...

Kadınlarda en sık görülen kanser tipi

 Türkiye Meme Hastalıkları Federasyonu Ulusal Meme Kanseri Veri Tabanı verilerine göre, Türkiye’de meme kanseri ortalama yaşı 51,6’dır. Kanser sıklığı gelişmiş ülkelerde 60’lı yaşlarda daha fazla iken ülkemizde 45-49 yaş grubunda yüzde 16,7’lik bir değerle maksimuma ulaşmaktadır. Meme kanseri tedavisinde erken tanı en önemli faktördür. Ülkemizde meme kanseri sıklığının daha genç yaşlarda görülüyor olması tarama programları ve erken tanının önemini arttırmaktadır.

Meme kanserli hastalarda, tüm evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları, gelişmiş ülkelerde yüzde 73 iken, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 53 olarak bildirilmektedir. Aradaki bu önemli fark, gelişmiş olan ülkelerde tarama programları sayesinde erken tanı ve tedavi olanakları ile açıklanabilir. 

Erken tanı çok önemli

Meme kanseri taramasında öncelikli amaç, kanser gelişimini henüz bulgular (ele gelen kitle, meme başı değişiklikleri gibi) ortaya çıkmadan, erken evrede saptamak ve sonuç olarak meme kanserine bağlı ölüm oranlarını azaltmaktır. Meme kanserinin erken evrede saptanması, aynı zamanda meme koruyucu ve onkoplastik cerrahi yöntemlerin uygulanarak daha iyi meme estetiğini de sağlamaktadır.

Meme kanserinin erken tanısı için, verilecek eğitimlerle kadınların meme kanserinin farkında olması, kendi kendini meme muayenesi, hekim muayenesi ve tarama mamografisi gereklidir. Bu dört bileşen ancak birlikte olduğunda erken tanı başarılabilir.
Kendi kendine meme muayenesi, kişinin kendi elleri ile sırasıyla her iki memesini de muayene etmesi demektir. Amaç, her kadının erken yaşlardan başlayarak kendi normal meme dokusunu tanıması ve herhangi bir olağan dışı değişikliği erkenden fark ederek hekime yönlenmesini sağlamaktır. Yirmi yaşından sonra her kadının, adet bittikten itibaren 5-7 gün içinde kendini muayene etmesi önerilmektedir. Menopoz sonrası adet görmeyen kadınlarda ise her ayın belli bir gününde kendini muayene etmesi önerilmektedir.

En sık görülen bulgu: Ele gelen kitle

Meme kanserinin en sık görülen bulgusu ele gelen kitledir. Meme kanserinde saptanan kitlenin özellikleri, sert olması, sınırlarının düzensiz olması ve yuvarlak olmaması ve çevre dokuya göre rahat hareket ettirilememesidir. Başka bir deyişle göğüs duvarındaki kaslara, çevre dokulara ve üzerindeki cilde yapışıklık gösterebilir. Aynı zamanda memedeki kitleye koltuk altındaki kitle eşlik edebilir. Meme cildinde değişiklikler (çöküntü ve kabarıklık, renk değişikliği), meme başında değişiklikler, meme başı akıntısı eşlik edebilir. Bu bulguların varlığında, en kısa zamanda gerekli incelemeler yapılmalı, tanı konulmalı ve tedavi planlanmalıdır.

Meme dokusu ay boyunca hormonal değişikliklerden etkilendiği için ay boyunca dönemsel değişiklikler gösterebilir. Adet öncesi dönemde biraz daha büyük, hassas ve ağrılı olabilir. Adet bittikten 5-7 gün sonraki dönem, memedeki hassasiyetin en az olduğu, ağrı ve şişliğin azaldığı, dolayısıyla muayenenin en rahat yapılacağı dönemdir. 
Klinik ortamında hekim tarafından yapılan muayenede amaç, memede herhangi bir anormallik olup olmadığını tespit etmektir. Muayene sırasında el parmakları ile daireler çizecek şeklide meme derisi ile göğüs duvarı arasında anormal bir doku olup olmadığını tespit etmeye çalışılır. Hekim muayenesi hiç bir şikâyeti olmayan hastalarda, 20-40 yaş arasında 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl yapılmalıdır.

Muayene sonucunda herhangi bir anormallik yoksa 40 yaş sonrası tarama mamografisi yeterlidir. Muayenede anormal bir bulgu saptandığında ise hekim gerekli tetkikleri planlayarak tanısal girişimlerde bulunur.

Mamografi ile tarama

Tarama mamografisi hiç bir şikayeti olmayan hastada kanser belirtileri henüz ortaya çıkmadan tanı koymayı amaçlamaktadır. Erken tanıda en önemli araçtır ve düzenli mamografi taraması yapılan ülkelerde meme kanserinden ölüm oranlarının çok daha düşük olduğu bilinmektedir.

Mamografi ile tarama 1960’lı yıllarda çalışılmaya başlamış ve yapılan çalışmalar sonucunda 1980’li yıllarda günlük uygulamalara dâhil olmuştur. Mamografi ile tarama çalışma sonuçları değerlendirildiğinde, meme kanserinden ölüm oranlarını yüzde 25-30 oranında azalttığı söylenebilir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Agridahaber.com - Ağrı Haberleri | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.