Diyanet Türkiye Geneli 21 Nisan 2017 Cuma Hutbesini Yayınladı
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın her hafta resmi sitesi üzerinden yapılan yayın ile duyurulan Cuma Hutbesinin 21 Nisan 2017 konusu belli oldu. Cuma Hutbesinin bu haftaki konusu 'MÜMİN GÜVENEN VE GÜVENİLEN İNSANDIR' oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın her hafta resmi sitesi üzerinden yapılan yayın ile duyurulan Cuma Hutbesi konusu ise MÜMİN GÜVENEN VE GÜVENİLEN İNSANDIR oldu.
21 Nisan 2017 Tarihli Cuma hutbesi yayınlandı...
CUMA HUTBESİ İNDİR !!!
İLİ : GENEL TARİH : 21.04.2017
MÜMİN GÜVENEN VE GÜVENİLEN İNSANDIR
İLİ : GENEL TARİH : 21.04.2017
Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!
Hutbemin başında okuduğum yet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: 'İman edip de imanlarına hiçbir zulüm bulaştırmayanlar var ya; işte onlara eman ve güven vardır. Onlar, doğru yolda olanlardır.'1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: 'Emanete riayet etmeyen kimsenin imanı kemale ermez. Ahde vefa göstermeyen kimse de kmil anlamda dindar olamaz.'2
Kardeşlerim!
Rabbimiz, kinatı yoktan var etmiş, güven ve huzur dolu bir hayat kurması için varlık lemini insana emanet etmiştir. Okuduğum ayet-i kerimede güvenli bir dünya tesis etmemizin iki şartı olduğu beyan edilmektedir. Birinci şart, imandır. Allah'a ve Resûlüne iman etmeden, mümin olmadan doğru yola erişilemez. Emaneti koruyup güvenilir bir insan olmadan da imanın hakikatine erilemez. Eman olmazsa iman olmaz, İslam yaşanamaz. Emniyetli bir dünya inşa etmenin ikinci şartı ise imanımıza hiçbir şekilde zulmü, şirki bulaştırmamaktır. Adaleti şiar edinmek, haksızlığa göz yummamaktır. Yeryüzünün, hayatın, Allah'ın nimetlerinin ve çevremizdeki her bir insanın birer emanet olduğunu akıldan çıkarmamaktır.
Kıymetli Kardeşlerim!
Güven; inançtan, imandan, ihlastan beslenir ve yüreğe yerleşir. Kalbimizde eman oluşturmadan ne kadar dış güvenlik tedbirleri alsak da evlerimizin, çarşılarımızın, okullarımızın emniyetini sağlayamayız. Gönül evimizin güvenliğini sağlama almadan, mahallemizin, şehrimizin, ülkemizin güvenliğini koruyamayız. Mümin, önce Rabbine güvenir, ne zaman sarsılmaz bir güven kaynağı arasa, 'esenlik veren ve emniyet ihsan eden' Yaratıcısına sığınır. Sonra bu iman sayesinde kendine güveni gelişir, çevresine güven aşılayan, dürüst ve merhametli bir insan haline gelir. İman güvendir. Mümin güvenen ve güvenilendir. Rabbine, kitabına, Peygamberine güvenmeyen bir insan, kendine nasıl güvenebilir? Kendine güveni olmayana kim güvenir?
Kardeşlerim!
Bütün peygamberler insanlığı imana davet etmiştir. Onlar yeryüzünü bir eman yurduna dönüştürmek için nice zorluklara, çetin imtihanlara katlanmışlardır. Her peygamber, emanı önce kendi kalbinde, kendi hayatında bizzat yaşamıştır.
İbrahim Halilullah, tevhid uğruna atıldığı ateşte Allah'ın himayesiyle selamete ve güvene kavuşmuştu. O, oğlu İsmail'le birlikte Kbe'nin temellerini yükseltirken
Aziz Kardeşlerim!
Hayatı tevhid ve tebliğ yolunda meşakkatlere göğüs gererek geçen Sevgili Peygamberimiz de hicret esnasında Sevr Mağarasında Allah'ın emanına sığınmıştı. Mağaranın ıssızlığında Sdık dostu Ebû Bekir'e
Kardeşlerim!
Resûl-i Ekrem (s.a.s), Allah'ın varlığının ve kudretinin delillerinden biri olan hilali gördüğünde 'Allah'ım! Bu hilal, üzerimize bereket, iman, esenlik, güven ve emniyet getirsin.'7 şeklinde dua etmiştir. Kutlu doğumun rahmet iklimini yaşadığımız bugünlerde Rabbimiz bizleri bir mübarek geceye daha ulaştırdı. Önümüzdeki Pazar akşamı Miraç gecesini idrak edeceğiz. Miraç gecesi, Resûl-i Ekrem Efendimizin önce Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan da semaya uzanan yolculuğuna şahit olan kutlu bir gecedir. Bu vesileyle Miraç Kandilinizi tebrik ediyorum. Miraçla bütünleşen değerlerin tüm insanlığın hayrına vesile olmasını, yükseliş ve yücelişimizin nefislerimizden başlayarak dalga dalga toplumun her kesimini kuşatmasını temenni ediyorum. Mescid-i Aksa, Kudüs ve çevresinin tekrar eman ve güven yurduna dönüşmesini, insanlığın ortak huzurunu tehdit eden terör, şiddet, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve huzura bırakmasını Cenb-ı Mevl'dan niyaz ediyorum.
1 En'm, 6/82. 2 İbn Hanbel, III, 134.
3 Enbiy, 21/87. 4 Bakara, 2/126.
5 Yûsuf, 12/99. 6 Tevbe, 9/40. 7 Tirmizî, Deavt, 50