Bir Hayalim Var..!
İnsanların adalet mefhumunu kendi bünyesinde ve toplumsal olarak özümsediği bir ülke. Barışın esas olduğu, insanların savaşı sadece ülkelerini korumak veya başka ülkelere adaleti ve insanlığı götürmek için yaptığı bir ülke. Halkın huzur, mutluluk, refah ve güvende olduğu bir ülke.

Siyasetin halk için yapıldığı, kişisel çıkarlardan ziyade toplumsal çıkarın gözetildiği bir ülke…

İnsanların hareket ederken ve karar alırken başkalarını da düşündüğü, kendi için istemediği bir şeyi, başkalarına da yapmadığı, toplumun bu seviyede eğitim ve görgü ve ahlaka sahip olduğu bir ülke. İnsanların önce kendisine saygısının olduğu ve sonra topluma saygıda kusur etmediği bir ülke…

Evladın anneye, annenin babaya, babanın da büyüğüne ve vatanına saygı duyduğu, aşık olduğu bir ülke. Yaşlılara, kimsesizlere, hastalara her türlü imkanın sunulduğu, saygıda ve şefkatte kusur edilmediği bir ülke…

İnsanların vatanına sahip çıktığı ve bu uğurda fedakarlıktan maddi manevi kaçınmadığı bir ülke. Zengin insanların olduğu, fakat zenginlerin servetlerinin fakirlerden ve orta seviye insanlardan geldiğini bilerek onlara her yıl düzenli bir şekilde malının, parasının kime gittiğini bilmeyecek şekilde bir fonda toplandığı ve halkında bu fondan ihtiyacı kadar yararlandığı bir ülke. Özel mülkiyetin olduğu, fakat buna doğaya ve başka canlılara zarar vermeyecek şekilde sınırlamalar getirildiği bir ülke. İnsanların evet zengin olmak için çalıştığı, fakat din, etik ve toplumsal duyarlılığın etkileri sayesinde bu insanların servetini diğer insanlar uğruna feda ettiği bir ülke…

Hukuk düzeninin olduğu, fakat pek az kanunla sınırlandırıldığı, insanların oto kontrolü sayesinde bir çok sorunun mahkemeye dair gitmeden çözüldüğü bir ülke. Bir liderin başta olduğu, fakat toplumsal yapıya pozitif etkileri olduğu sürece başta kaldığı bir ülke. Ve yeni lider adaylarının alternatif çözüm önerileriyle adaletli bir seçim sistemiyle başa geldiği bir ülke…

Başkentindeki en seçkin insandan en ücra köşedeki insana kadar herkesin kendini değerli hissettiği, toplum ve ailesi için çalıştığı ve devletin o iki insana da aynı imkanları sunduğu ve aynı miktarda önem verdiği bir ülke. Kişilerin acaba ülkem için daha başka neler yapabilirim, insanlığa daha neler sunabilirim diye geceleri uyumadığı bir eğitim sisteminden ve sosyal süreçlerden gelen insanların olduğu bir ülke…

İnsanları kabiliyetleri ve yatkınlıkları ölçüsünde ta küçük yaştan alıp o işin erbabı olana kadar usta-çırak veya daha başka yöntemlerle yetiştirildiği bir ülke. Sanatın ve sanatçının toplumda özel ilgi gördüğü, hem sanat için sanat, hem de toplum için sanatın yapıldığı bir ülke… 

İnsanların boş gezmediği, herkesin bir meşgalesinin olduğu, ve çalışmayanların toplumdan dışlandığı bir ülke…

İnsanların toplumun geneline zarar vermeyecek şekilde olan dini inanışlarına tüm toplumun saygı duyduğu, herkesin istediğine tapındığı bir ülke. Bayrak, toprak v.b. manevi değerlerle toplumun kontrolünün sağlandığı, aşırılıktan uzak bir ülke…

Kadına gerekli değerinin verildiği, kendi fiziki şartları elverdiği bir şekilde ve sağlıklı koşullarda ve de isteğine bağlı olarak ekonomiye katkıda bulunduğu bir ülke. Aile kurumunun önemli olduğu, saygı ve sevginin hiç eksilmediği bir ülke…

İnsanların suç işledikleri zaman adil bir şekilde yargılandığı, ve o insanlara verilen cezaların onları tekrar topluma kazandırmak şeklinde uygulandığı ve her insanın hata yapabileceği düşüncesinin halka egemen olduğu bir ülke…

İnsana ırkı, rengi, şekli için değil de, sadece insan olduğu için gerekli değerin verildiği ve bu bağlamda herkesin eşit olduğu bir ülke…

İnsanların kendi yöneticilerini kendi elleriyle seçtiği, halka rağmen değil de halk için siyasi kararların alındığı ve halkın seçtiklerine söz geçirebildiği bir ülke. İnsanların adaletli bir şekilde vergilendirildiği ve halkın vergiyi tekrar ona döneceğine emin olarak ve ülkesinin menfaati için verdiği bir ülke…

Doğal afet v.b. durumlarda halkın seferber olduğu ve her türlü fedakarlıktan kaçınmadığı bir ülke. Toplumun çeşitli dinamiklerle bir arada tutulduğu, herkesin en azından ülkeyi sevme konusunda ortak noktalarının olduğu bir ülke…

İnsanların gösteriş, lüks v.b. şeylere fazla aldırış etmemeyi öğrendiği toplumsal yapısı olan bir ülke. Hayatın sade ve öz yaşandığı, insanların basit şeylerden de mutlu olabildiği ve genel olarak mutlu olmayı öğrendiği bir ülke…

İnsanların şehevi duygularına toplumun genel ahlak yapısının bozulmaması adına hakim olduğu ve evlilik olgusunun kutsal olduğu bir ülke. İnsanların belli dönemlerde sırayla tarımla uğraştığı ve tarımla uğraşarak aynı zamanda ehlileştiği, herkesin yediği şeylerin hangi safhalardan geçerek önüne geldiğini anladığı ve yiyecek israfının asgari olduğu bir ülke…

Toplumun belli kesiminin belli zanaatlarla uğraştığı ve de meslekler arasında geçişlerin de olabildiği, insanlardan azami ölçüde yararlanıldığı bir ülke. Sağlığın en önemli değerlerden biri olduğu bilincinin yaygın olduğu ve zararlı alışkanlıkların toplum tarafından dışlandığı bir ülke. Kumar v.b. şans oyunlarının olmadığı, alın terinin esas olduğu, insanların emekleri kadar zengin oldukları bir ülke…

Askeriyenin saygın bir kurum olduğu ve şartlarının da azami ölçüde iyi olduğu bir ülke.

İnsanların öldükten sonra bile anısıyla yaşadığı ve ölüye bile saygının duyulduğu ve hatta örnek olması açısından heykellerinin dikildiği bir ülke. Yeni neslin atasını iyi tanıdığı, onun yanlışlarından ders çıkardığı ve doğrularına devam ettiği bir ülke…

Çöpçülere bile sokağı temizlediği için her gün binlerce kez teşekkür edildiği, kimsenin hor görülmediği bir ülke. İnsanların çevre temizliğine ve düzenine azami ölçüde dikkat ettiği bir ülke.

İnsanların eğitim yerlerinde bütün dünyayı, sistemleri, tarihi v.b. sosyolojik her şeyi özgürce tartıştığı, çözüm önerilerinin oluştuğu ve eğitim sisteminin toplumun bekası ve menfaati için çalıştığı bir ülke.

Diğer ülkelerle ilişkilerde önce kendi toplumunun menfaatini düşünen ve fakat genel itibariyle de diğer toplumların bireylerinin hukukunu çiğnemeyen siyasilerin ve askerlerin olduğu bir ülke...

Evsizlerin çeşitli fonlardan ev sahibi yapıldığı, kimsenin mağdur olmadığı bir ülke. Kamu yöneticilerinin ve diğer yöneticilerin halk için çalıştığı ve kendilerini halkın bir hizmetçisi olarak gördükleri bir ülke. Vakıflar dernekler v.b. sivil toplum örgütleriyle devletin müdahalesi olmaksızın birçok sorunun halledildiği bir ülke. İnsanların sorun çözmede, topluma faydalı olmada yarıştığı bir ülke…

Fal v.b. bilim dışı rasyonel olmayan şeylerden halkın uzak durduğu, bilimin ve ilimin önemsendiği bir ülke. Din adamlarına, eğitimcilerine, tecrübelilere saygıda kusurun edilmediği bir ülke…

Çeşitli kutlama günlerinin olduğu, insanların bu tip günlerde bir araya geldiği ve eğlendiği, toplumsal bir birlik arz eden bir ülke.

Seçkinler sınıfının olmadığı, fakat aydınlar sınıfının olduğu, ve bu sınıfa girmek için insanların okuduğu, araştırdığı, çabaladığı, aydınlanmış topluma sahip bir ülke…

Evet… böyle bir ülke…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.