Cami ve pazar yeri bombacıları yakalandı
Peşaver'de üçü ABD'li diplomat altı kişi suikast silahlarıyla yakalandı. Diplomatların ülkede son zamanlarda artan ve El Kaide'ye mal edilen cami saldırılarında rol aldığı idia ediliyor.
Peşaver'de üçü ABD'li diplomat altı kişi suikast silahlarıyla yakalandı. Diplomatların ülkede son zamanlarda artan ve El Kaide'ye mal edilen cami saldırılarında rol aldığı idia ediliyor. El Kaide bu saldırıları şiddetle reddetmiş ve fitne saldırıları olarak nitelemişti.
Peşaver'de üçü ABD'li diplomat altı kişi suikast silahlarıyla yakalandı. Diplomatların ülkede son zamanlarda artan ve El Kaide'ye mal edilen cami saldırılarında rol aldığı idia ediliyor. El Kaide bu saldırıları şiddetle reddetmiş ve fitne saldırıları olarak nitelemişti. Taliban'da yaptığı bir kaç açıklamada Pakistan ve Afganistan'da camilere pazarlara ve sivil Müslümanlar'a yapılan saldırıları menfur eylemler olarak kınamış ve CIA'i suçlamıştı.
Pakistan polisinin, Peşaver Otoyolu'nda rutin bir kontrol sırasında durdurduğu bazı ''şüpheli araçlarda bulduğu silahlar sonrası altı kişiyi tutukladı. Tutuklananlardan üçünün ABD büyükelçilik çalışanı olduğu belirtiliyor.
Dawn gazetesinin haberine göre araçlarda bulunan silahlar mühimmatıyla birlikte dört adet M-4 suikast tüfeği ve dört tabanca. ABD'nin Peşaver Başkonsolosu Mary Richard Amerikalıların tutuklandığı polis karakoluna giderek yetkililerden silahlara el koyabileceklerini ama Amerikalıların tutuklanmaması gerektiğini söyledi. Başkonsolos konuyla ilgili başka ayrıntı vermedi.
Tutuklanan altı kişinin üç Amerikalı elçilik çalışanı ile iki Pakistanlı şoför ve bir Pakistanlı koruma olduğu belirtiliyor.
Hayber Pakhtunkhwa yönetimi ise yabancı diplomatların silah taşıması ya da yasak bölgelere yolculuk etmesinin yerel yönetimin izni olmadıkça kesinlikle yasak olduğunu açıkladı.
2. Ajan Krizi
Daha önce de Pakistan'da Raymond Davis isimli bir CIA ajanı yakalanmış ajanın üzerinde bir çok silah, maske, GPS ve bazı sivil hedeflerin not alındığı dökümanlar bulunmuştu.
Irak ve Afganistan'da camileri kim bombalıyor?
Pakistanda son birkaç yılda camiler, üniversiteler ve pazar yerlerinde meydana gelen şüpheli saldırılar İslam dünyasında büyük öfkeye neden oldu. Saldırılar Taliban tarafından defalarca yalanlanmasına ve Talibanın Şiiler de dahil sivillere saldırıların haram olduğu açıklamasına rağmen Taliban bu olaylardan birinci derecede sorumlu tutuluyordu.
Ancak bu yılın başında iki Pakistanlıyı öldürdükten sonra yakalanan CIA Raymond Davisin bu tür bombalamaları Talibanın imajını bozmak için gerçekleştiren kişi olduğu iddiaları gündeme geldi. Davisin aracında takma saç ve sakal, silah ve patlayıcı malzemeler aşiret bölgelerinde bazı direnişçilerinin evlerinin nokta olarak belirlendiği haritalar ve bazı Pakistanlı analistlerin tanımıyla kurduğu Cami Bombalama Şebekesindeki 45 kişinin iletişim bilgileri bulunuyordu.
Raymon Davis aracına yaklaşan iki kişinin Taliban ya da El Kaide üyesi olduğunu düşünmüş ve panikleyerek bu iki kişiyi öldürmüştü. Bazı yetkililer bu iki kişinin, Davisin masum kişileri öldüren bombalamaları organize etmesinden oldukça rahatsız olan Pakistan İstihbarat Servisi'nin (ISI) vatanperver üyeleri olduğunu iddia etti.
Olayın hemen ardından ABD ajanlarından oluşan bir grup ABD elçiliğinden çıkarak Davisin imdadına yetiştiler. Ancak elçilik aracı yolda bir kişiyi daha ezerek öldürdü. Olay Pakistanda büyük infiale neden oldu. Büyük mitinglerle halk Pakistanda dolaşma izni dahi bulunmayan Davisin idam edilmesini istedi. Davisin öldürdüğü Pakistanlılardan birinin eşi intihar etti. Kadın Adalet asla yerini bulmayacak ve Pakistan Davisi serbest bırakacak yazılı bir not bırakmıştı ardında. Tam da öyle oldu. Başkan Obama önce Pakistana yapılan yardımı kesmekle tehdit etti. Daha sonra da Pakistanı Davisi hemen bırakması yönünde sert bir dille azarladı.
Pakistan ABDnin tazminat ödemesine yanaşmayan mağdur yakınlarını bir gece operasyonuyla karakollara topladı ve tümüne zorla ABDnin Davise karşı önerdiği tazminatları kabul ettiklerini onaylayan belgeler imzalattı. Ajan Davis artık serbestti.
Taliban geçmişte de Pakistanda şüpheli yerlere ve Şiilere yapılan saldırıların Blackwater şebekesi ve CIA tarafından yapıldığını ve bu saldırıların Talibanın imajını lekelemeye kendilerini kan içiciler olarak göstermeye yönelik olduğunu en üst düzey yetkilileri aracılığıyla açıklamıştı. Taliban yetkilileri aktif bir savaşın içindeyiz ve bazen bir olayı onaylamak ya da reddetmek zaman alıyor demiş ve 44 ülkeye karşı yoğun bir savaşın içindeyken iletişim ve medya anlamında eksikliklerinin olduğuna dikkat çekmişti.
Taliban lideri Bazen bir saldırı oluyor ve biz bile medyadan 'Taliban olayı üstlendi' diye duyuyoruz. Kim üstlendi, ne zaman, nasıl delili ne? Ancak medya taraflı davranıyor ve hemen bizi suçluyor" demişti. Taliban lideri kendi haber kaynaklarında onaylananlar dışında hiçbir habere güvenilmemesi gerektiğini vurgulamıştı. Reutersin geçtiğimiz aylarda Rabbani suikastı ile alakalı Taliban adına yalan bildiri yayınlandığı göz önüne alınırsa bölgede değişik bir tür medya kampanyasının yürütülmekte olduğu anlaşılıyor. Pressmedya.com CIA ajanının gizemli hikâyesini ilginize sunuyor.
Chris Arsenault
Casus oyunu: CIA, Pakistan ve kan parası
CIA ajanı ve eski Blackwater çalışanı Raymond Davis, şüpheli bir görev sırasında iki kişiyi öldürdükten sonra Pakistandan kaçtı.Bir 21. yüzyıl casus romanında olabilecek tüm hadiseler Raymond Davis olayında mevcut. Cinayet, hapis ve gizli kapaklı ödemelerin olduğu bir hikâye. Başrolünde ise istihbarat teşkilatlarının karanlık ağında sıkışıp kalmış Birleşik Devletler Özel Güçlerinin eski bir askeri. Ocak ayında öldürdüğü İki motosikletçinin ailelerine 2,3 milyon Dolarlık kan parası ödendikten sonra, Pakistan yetkili makamları CIA yüklenicisini Çarşamba günü serbest bıraktılar.
Olayla ilgili detaylarsa hala gizemini koruyor.
Raymond Davis'in sorgudaki görüntüsü izin TIKLAYINIZ
Özelleştirme çelişkisi
Bu olayın gösterdiği şey, Birleşik Devletlerin Pakistanda, savaş ilan etmediği bir ülkede, üstü kapalı bir savaş içerisinde olduğudur diyor Blackwater: Dünyanın En Güçlü Paralı Ordusu kitabının yazarı Jeremy Scahill.
36 yaşındaki Davis bir zamanlar, Irakta sivillerin ölümünden sorumlu tartışmalı askeri yüklenici olan Blackwater için - o zamandan sonra adı Xe Services LLC olarak değiştirildi- çalışıyordu.
Scahill, O Blackwaterda çalıştığı sıralarda şirket, JSOC (Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığı) ile birlikte insansız hava aracı bombalama operasyonu üzerinde çalışıyordu. CIA ise Pakistandaki yüksek derecede önemli kişilere karşı çalışıyordu. şeklinde konuştu.
ABCnin haberine göre Davis, Hyperion Protective Consultants şirketinin sahibi. Firma, izleme ekipmanları satıyor ve müşterilere kayıp ve risk yönetimi uzmanlarısağlıyor.
Günümüz istihbarat dünyasında insanlar aynı anda birkaç farklı şapka giyebiliyorlar.
Eamon Javers (Broker, Tüccar, Avukat, Casus: Kurumsal Casusluğun Sır Dünyası isimli kitabın yazarı) şöyle diyor: Teoride, yüklenicilerin yaptığı işi hükümet ajanlarına yaptırmak daha ucuz olurdu: Çok fazla para almıyorlar ve kendilerini adadıkları bir kar marjı da yok.
Javers Al Jazeeraye şöyle konuştu: Bu yüklenicilerin savaş bölgelerindeki yasal yetki alanıyla ilgili cevaplanmamış dev bir soru var: ABD askeri yargısına karşı bir sorumlulukları olup olmadığı sorusu.
Kim dokunulmaz?
Pakistan yetkili makamları Davisi Lahoreda tutukladıkları zaman, Davisin üzerinde klasik casus eşyaları vardı: bir Glock yarı otomatik silah, uzun menzilli kablosuz telsiz, kamera, el feneri ve küçük bir teleskop.
Pakistan ve ABD arasındaki anlaşmazlık Davisin diplomatik statüsü üzerinden baş gösterdi. ABD, yüklenicinin diplomatik dokunulmazlığı olduğunu söylese de Pakistan yetkilileri bunu reddetti.
George Town Üniversitesinden Pakistan uzmanı Faire göre diplomatik dokunulmazlık konusu oldukça basit ve Davis olayında yanlış yorumlandı.
Fair, Davisin bir yüklenici veya resmi bir büyükelçi çalışanı olması dokunulmazlık sorusu için önemli değil. Personelin diplomatik statüsü gönderen ülkeler tarafından belirlenir. diyerek burada ABDyi kastediyor. Ardından şunları ekliyor: Pakistan hükümetinin bir seçeneği var: şartları kabul etmek veya etmemek. Pakistan şartları kabul etti ve bir vize verdi ve sonradan bu vizeyi uzattı da.
Pakistan ve ABD bu kuralları belirleyen Viyana Antlaşmasını imzaladıkları için diplomatik dokunulmazlık alma süreciyle ilgili herhangi bir tartışma yok.
Fakat Jeremy Schaill, Davisin diplomatik statüsünün yeterince açık olduğu konusunda emin değil. Olaylar olduktan sonra ABDnin onun bir diplomat olduğunu iddia etmeye çalıştığıyla ilgili bazı raporlar var. diyor Scahill.
Çelişen iddialar
Söz konusu olaylar 27 Ocak günü meydana geldi. Davis, Lahoreun fakir bir bölgesinde araba kullanıyordu. Kalabalık bir kavşakta durdu. Amerikan tarafına göre, iki Pakistanlı motosikletlerinden indi ve silahlı bir şekilde ona doğru geldiler. Davis de silahıyla ateş açarak onları öldürdü.
Davis, kendisini soymaya çalışacaklarını varsayarak, kendini korumak için ateş açtığını söyledi. Pakistan yetkilileri bu iddiayı reddettiler ve iki adamın sırtından vurulduğunu, Davisin de arabasından inerek cesetlerin fotoğrafını çektiğini söylediler.
Pakistan güvenlik güçleri Davisi takip etti ve olay yerine yakın bir mevkide tutukladı. Tutuklanmadan önce Davis ABD konsolosluğunu aradı ve konsolosluktan kendisini bu durumdan kurtarmasını istedi. ABD bir arazi aracı gönderdi. Fakat araç yanlış bir caddeye gitti ve önüne çıkan bir motosikletliyi öldürdü. Bu üç ölüm tepkiye neden oldu ve Amerikan karşıtı eylemleri ortaya çıkardı.
Pazarlık görüşmeleri
Davisin öldürdüğü adamların akrabalarına kan parası ödenmesi (kan parası Pakistanda yaygın olan bir gelenektir) en kolay çözümdü.
2.3 milyon dolarlık miktar, ABDnin Irak veya Afganistanda siviller öldüğünde ödediği miktarlarla karşılaştırılamayacak derecede yüksek.
Pazarlıklar ve böylesine yüksek bir miktar olayın önemini göstermekte. Scahille göre ABDnin Iraktaki Blackwater ölümlerinde ödemeyi önerdiği kan parası yaklaşık 5 bin dolar civarındaydı.
Kan parası ödendikten sonra Amerikan yetkilileri Raymond Davisi ülkeden çıkarttı. Onun gerçek görevi veya topladığı istihbaratın boyutu hiçbir zaman gün yüzüne çıkmayabilir.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, aile bireylerine yapılan ödemeyi inkâr etti. Fakat parayı kimin verdiği hakkında yorum yapmadı.
ABDnin ailelere ödeme yapmadığını iddia etmek saçmalık olur. diyor Ray McDovern (İkili askeri işbirliği anlaşmaları aracılığıyla paranın Pakistan istihbaratı tarafından ABDden alındığını ortaya atan eski bir CIA analisti).
Fakat Pakistandaki Amerikan karşıtı protestolar yayıldıkça Pakistanda operasyon yapan yabancı güçlerden daha fazla hesap verilebilirlik talep eden insanlarla birlikte Davisin Pakistandaki politik ayak izinin peşinden gidilmesine devam edilecek. Raymond Davis buz dağının sadece görünen kısmı diyor Professor Khan ve sözlerini şöyle noktalıyor:
O, teröre karşı olan savaşta Pakistan ve ABD arasında çeşitlenen çıkarların nedeni değil, bir parçasıydı.