Ferdin terbiyesi cemiyetin fikren olgunlaşması, fiili de cemiyettin maddi ve manevi manada güçlenmesi  demektir.

Himmetli insan, yani muhabbet ve sevgi insanı, maddi ve manevi fonksiyonlarla donatılmış,  çok işlevli harika bir makineye benzer. Bu harika eser, teçhizat ve fonksiyonlarından birini kaybeder ise bütün muhakeme ve kabiliyetlerini bir anda kaybeder. Hem kendine hem de tasarlayıcısının bütün emek ve hayallerini akamete uğratır.  Bu zarar ve tahribat şahsında ve toplumun bünyesinde atom bombası etkisi yaratır.

Toplumu oluşturan fertler, o toplumun aynasıdır. Kişiden sudur eden en küçük bir hata toplumun büyük bir bölümünü kirletir. Hele toplumda belli bir konuma gelen ya da kendini bu mevki ve makamda bulan insanlar bu hassas ölçüye çok dikkat etmelidir. İdeal sahibi insanda tezahür eden yanlış bir fiil ya da düşünce sebebiyle toplumun şahsı manevisinde büyük yaralar açar. Bilinçli olarak yapılan hataların tamiri çok zordur. Bu sebeple dünyada olup bitenlere dikkat etmeli hadiseleri iyi değerlendirmeliyiz. Sebep ve sonuçlarını maddi ve manevi değerlerimizin zedelenmeden öz kültürümüz içinde eriterek, hem milletimize hem de insanlığa kalıcı bir değer olarak sunma becerisini yakalamalıyız. Olan bitene mutlaka maddi ve manevi bir değeri olan ölçüler içinde tasnife tabi tutup, kırmadan dökmeden ancak gerçek ve evrensel değerlerden de taviz vermeden medeni insanlar gibi karar vermeliyiz..

Dış odakların içimize soktuğu ahlaksız ve ayrıştırıcı ve küfür temelli ideolojiler, çeşitli kuruluş ve dernekler yoluyla hayat bulmuştur. Siyasi ve sivil görünüşlü oluşumlar kanalıyla yapılan propagandalarla aile düzenimizi tehdit ediyorlar. Partiler, pırtılar sivil dernekler, localar, vs. dış odaklar, resmi ideoloji ve derin devlet dediğimiz gizli odaklardan güç alan bu yapılanmalar ve onların yandaş ve sempatileri işi o kadar azıttı ki artık milletin mukaddesatlarına çekinmeden ve aleni bir şekilde ahlaksız ve küstahça saldırıyor, bu bağnazlığa, ahlaksızlığa utanmadan özgürlük diye savunuyorlar. Çığırdan çıkmış bu menfi saldırılara karşı tek vücut olarak İslam'ın hakikatlerine sarılmalıyız. Tek hayat kaynağımız Kuran ve Resulullah’ın sünneti olmalıdır. Ailemizi ve neslimizi bu günün şeytani tuzaklarından muhafaza etmenin tek yolu İslam ahlakıdır. Ve Kur’ani terbiye iledir.

Milli duygu ve değerler, milli kaynak ve kazanımlar derken belli bir ırkla sınırladığımız zaman muasırlaşma ve hür yaşantımızı kısıtlamış oluruz. bilelim ki bu günün dünyasında millet içinde milletçikler tetikleniyor hatta kabileler arasında dahi  ayrıştırıcı ve ben duygularını kabartan küçücük  iradeler tetikte beklemektedir. Yaklaşık bir buçuk asırdır emperyalist ve siyonist düzenbazlar dünyamızı "yeni düzen " adı altında milletleri bölmek hatta küçük kabileleri dahi içlerine nifak sokarak küçücük parçalara bölerek, emperyalist emellerine köle etmek, rahatça idare etmek için var güçleri ile saldırmaktadırlar. nitekim bugün geri kalmış ülkelerin durumu bunu ispat etmektedir.bilhassa komünizmin yıkılmasından sonra emperyal güçler,  İslam ümmetini  hedefe koyarak düşman ilan etmiştir.

Küfür milleti tek millettir, gerçeğinden hareket edersek göreceğiz ki, batı Avrupası ile ABD si ile tek millet ve tek ittifak halinde İslam ülkelerine saldırmakta, bölmekte ve yeraltı yerüstü zenginliklerini sömürmektedir. Bu demektir ki, batı emperyalizmi ve siyonizm,  sömürü düzenlerini yaşatmak için Müslümanları öldürmek ve İslam'ı ortadan kaldırmakta bulmaktadırlar. Afganistan,ırak,Suriye, Myamar,Filistin, Libya Cezayir vs. vs. ister haçlı milletleri, komünist toplumlar, isterse putperest milletler hepsi tek millettir.hedefleri tektir. Düşmanları İslam'dır, Müslümanlardır.

İslam coğrafyası kan revan içinde, halk açlık ve ölümle savaş halindedir. yardımlaşma duygusu ölmüş, millet ve ümmet şuuru yok olmuş, fitne ve tefrikanın pençesine düşmüş, içerde kardeş kardeşi arkadan hançerliyor. Dışarıdan gelen kafirlerin taarruzlarına yenik düşmüştür. Oysa millet ve ümmet olmanın gerekleri böyle çaresiz ve hazin bir akıbeti asla kabullenmez. Başta demiştik ya kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir. gerçeğinden hareketle ümmet bilinci ile hareket etmektir. birliğimizin ve var olmak yolundaki hedef ve kararlarımızı gerçekleştirmek için özümüze milli ve manevi değerlerimize dönmeliyiz. bizi asırlarca küffara karşı ayakta tutan ve mazlum milletlere güvenli liman yapan Kuran ve sünnet kalkanını kuşanmalıyız.

Evet; netice şu ki bir asır evvel içine düştüğümüz ve bugün sapa sarmal bizi yakalayan ve parçalamaya, yok etmeye sürükleyecek bir akıbete duçar olacağımızı,  Bediüzzaman Hazretleri ta o günlerde 1900 yıllarında fark etmiş ve  şu ölümsüz ve yaşatan reçeteyi ümmete sunmuştu:

Ey ümmet! " İttifakta kuvvet, ittihatta hayat, kardeşlikte saadet, hükümette selamet vardır. İttihat bağını ve muhabbet şeridini sağlam tutun; tâ ki sizi beladan kurtarsın. İyi kulak verin, size bir şey söyleyeceğim:

Biliniz ki, üç cevherimiz vardır; bizden muhafazalarını isterler: Birincisi İslamiyet’tir. İkincisi milliyetimizdir. Üçüncüsü de insaniyettir.

Bunun ardından, bizim üç düşmanımız var; bizi harâb ediyorlar: Biri fakirliktir. İkincisi, cehalet ve okumamışlıktır. Üçüncüsü de düşmanlık ve ihtilâftır.

Siz eğer bunları işittiyseniz, biliniz bizim yegâne çaremiz şudur ki: Biz, elimize üç elmas kılıç alalım; tâ ki bu üç cevherimizi elimizden çıkarmış olmayalım, bu üç düşmanı üstümüzden atalım. Birincisi adalet, maarif ve okuma kılıcıdır. İkincisi, ittifak ve millî muhabbettir. Üçüncüsü de, herkes kendi işini bizzat kendisi yapsın, sefiller gibi başkasının kudretinden ümit beklemesin ve sırtını hiçbir vâsîye dayamasın.

Son vasiyetim de: Okumak, okumak, okumak... Elele vermek, elele vermek, elele vermek...”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.