Türk Sağlık-Sen Taşlıçay Temsilciliğinden Basın Açıklaması

Türk Sağlık Sen AğrıTaşlıçay İlçe Temsilciliği Vekil ebehemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının kadrosu nerede diye sordu...

01 Eylül 2015 Salı 20:06
Türk Sağlık-Sen Taşlıçay Temsilciliğinden Basın Açıklaması
ABONE OL

VEKİL EBEHEMŞİRELERİN VE  KAMU DIŞI AİLE SAĞLIĞI ÇALIŞANLARININ KADROSU NEREDE ?

 

       Toplu Sözleşmeden 4-C'lilere kadro verildiği değil, Kadro çalışmasının yapılacağı sözü çıkmıştır.Yapılacak olan çalışmaya Vekil ebehemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanları dahil edilmemiştir. Vekil ebehemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının ''iş güvencesi'' haykırışına mevcut hükümet yetkilileri bir kez daha kayıtsız kalmış, Yetkili sendika yöneticileri ise etkisiz kalmışlardır. Vekil ebelerin ve  kamudışı aile sağlığı çalışanlarının iş  güvencesi başta olmak üzere , aile birliği ve özlük haklarında yaşanan mağduriyetleri ne zaman son bulacak ? 
       Vekil ebehemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının sayısı 5700 civarıdır. Masada Vekil ebehemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının kadro çalışmasına dahil edilmesi talep edildi mi ? 
    Talep edildiyse eğer hükümet yetkilileri verdikleri olumsuz cevapta ne gibi bir sebeb sundular ?  
    4-C'lilere ,Vekil ebehemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına  direk kadro vermek yerine sadece 4-C'lilere kadro çalışması yapılması sözünü veren hükümet yetkilileri ile yapılan pazarlıkta;
Direk kadronun verilmemesinde ve sayıları 5700 civarı olan Vekil ebehemşirelerin ve kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının dahil edilmemesinde ülke ekonomimiz mi engel teşkil etmiştir ?

    Bu soruların cevabını toplu sözleşmenin muhattaplarından tüm vekil ebehemşire ve  kamu dışı aile sağlığı çalışanı arkadaşlarımız adına istiyoruz.
Yetkili sendikanın yöneticileri bu konuya ekranlarda güzel ve yumuşak bir dil ile değiniyorlar.Lakin bu güzel ve yumuşak dil, toplu sözleşmede de kullanıldığı üzere bugün arkadaşlarımız kadrosuzdur.

 

1)    4-C’lilere kadro verilmediği gibi Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan ve mahkeme kararları ile 450 TL -600 TL arası ek ödeme alan 4-C’liler 150 TL’lik bir ek ödeme ile büyük bir zarara uğradılar.
2)    4-C’lilerin almış oldukları aile yardımından vergi kesintisi devam edecek. Oysa aile yardımı alan diğer kamu çalışanlarının almış oldukları aile yardımından vergi kesilmiyor. 4-C’lilerin bundan dolayı yıllık kaybı (eşi çalışmayan, iki çocuk sahibi 4-C’li için) 507.36 TL’dir. 
3)    Fiili hizmet zammı (yıpranma payı) bu toplu sözleşme ile sonuca bağlanmadı.

4)    Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması (ek ödemelerin maaş ile birlikte emekliliğe esas kazanç sayılması hükmü) konusunda bir sonuç alınamadı.
5)    Bu toplu sözleşmenin sağlık ve sosyal hizmet koluna ilişkin toplu sözleşmesinin 28.maddesinde belirtilen aylık 5 günlük, yıllık toplam 10 günlük senelik izinlerin yönetmelik gereği “çalışılmayan gün” kapsamında değerlendirilmez hükmü olumlu olsa da aylık 5 günden, senelik 30 gün izin hakkı olan çalışanın 10 günlük izin kısmının haricindeki günlerin “çalışılmayan günler” kapsamına dahil edilmesinin mantığı anlaşılmamaktadır.
6)    Bu toplu sözleşme metninde; cinayetlere varan sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili bir hüküm yoktur.
7)    Bir türlü çözülemeyen kreş sorununa kesin ve kalıcı bir çözüm bulma konusunda bir hüküm yoktur.
8)    Nöbet ücretleriyle ilgili ciddi bir iyileştirme hükmü yoktur.
9)    Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının en önemli sorunu olan cumartesi nöbetleri ile ilgilide bir düzenleme yer almamıştır. 
Velhasıl, birilerinin allayarak pullayarak anlattıkları kazanımlar sağlık çalışanları için sadece yüzdelik maaş artışlarıdır.
Sağlık Bakanının tabiriyle Yunanistan’ın ekonomisine benzeyen kamu hastanelerinin durumu ve çalışanlara sadece 375 sayılı KHK’nın Ek 9’una göre maaşla beraber ödenen sabit ek ödemelerin dışında performansa dayalı bir ek ödeme almayan çalışanların ek ödeme tavan katsayısının 150’den 170’e çıkarılması bir anlam ifade etmemektedir. Ortada dağıtılacak para yoksa tavanınız ne kadar yüksek olursa olsun bir anlam ifade etmemektedir.
        Vergi dilimlerine ilişkin rakamlar Maliye Bakanlığı tarafından her yılsonunda tebliğ ile düzenlenmektedir. Sağlık çalışanlarının Ocak ayında aldıkları zamları Haziran-Temmuz aylarında gelir vergisi diliminde üst dilime geçmeleri nedeniyle vergi olarak ödemektedirler.
Kıymetli Basın Mensupları;
        Toplu sözleşme masasında masadan hep birlikte kalkma ve hazır olda durma gibi artistik jimnastik hareketler veren memur-sen maaş zammında istediğinin 3’te birine razı oldu. 
        Rakamlarla bu hezimeti bir kez daha ortaya koymakta fayda görüyoruz. 2016 yılı için  Memur-Sen Seyyanen 150 TL (brüt), Ocak ve Temmuz aylarında %8+8 zam, Yan ödeme puanlarının %50 artırılması (En düşük dereceli memur için yaklaşık 7,5 TL), 2015 büyümesinin %50’si (2015 büyüme hedefi %4; Dolayısı ile %2) ,2016 yılında gerçekleşen büyüme oranları (2016 büyüme hedefi %5) ve Kıdem aylığı gösterge rakamının 20’den 100’e çıkarılması (Kıdem aylığına 5 kat zam) istemişti. 
Bu taleplerin kabulü halinde ortalama memur maaşı yüzde 31.7 artacaktı. 
Fakat 2016 yılı için memur-sen yüzde 6+5 razı oldu. Yani ortalama memur maaşına yüzde 11.3’lük bir zamma evet dedi. istediğinin yaklaşık 3’te birine razı oldu. 
2017 içinse memur-sen Seyyanen 100 TL (brüt),Ocak ve Temmuz aylarında %7+7 zam, 2017 yılında gerçekleşen büyüme oranları (2017 büyüme hedefi %5) talep etmişti. 
Bu taleplerin karşılığı ise ortalama memur maaşına yüzde 22.9 zam demekti.  
Fakat Yüzde 3+4’e evet diyerek ortalama memur maaşına yüzde 7.1 zam yapılmasına evet dediler. Yani 2017 içinde yaklaşık 3 istediler 1’e evet dediler. 
        Maaş zam oranları ve diğer konularda yapılan anlaşmalara bakıldığında bunları müjde olarak nitelemek ve tarihi sözleşme gibi lanse etmek ancak memurların düşmanlarının yapacağı bir iştir. Çünkü ortada ne müjde vardır. Ne de tarihi bir sözleşme. Yapılan havanda su dövülmesi, ipe un serilmesi olmuştur. 2013’ten sonra 2015’te de kamu çalışanlarına ihanet devam etmektedir. Tek fark 2013’te hükümetin ilk teklifinden daha düşük bir zamma imza atılmamış olmasıdır. O da eski başkalarının marifetiydi. Onun rekorunu da kimse kolay kolay kıramaz.                         Tüm bunların yanı sıra asıl mesele ise kamu çalışanlarının ne zaman bunlara dur diyeceği ve kendi hakkı ve hukukuna sahip çıkacağıdır. 

        Hepinize Teşekkür Ediyor, Saygılar sunuyorum. 
                            


                
                                MAHMUT OĞUZ                                 

TÜRK SAĞLIK SEN AĞRI/TAŞLIÇAY İLÇE TEMSİLCİSİ

Son Güncelleme: 01.09.2015 20:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.