Siyaset bir sanattır. Çok değişik amaçlar için yapılır. Üç beş kişi bir araya gelip ulu orta bir konu üzerinde lehte ve aleyhte tartışarak fikirlerini karşı rakibe kabul etmekten tut, insanlığa hizmet etmek ya da devletin çeşitli yönetim kademelerine ortak olmak, yönetmek gibi amaçlarla rakiplere yani muhaliflerine karşı yapılan bir mücadele olarak da tezahür eder. Bu sanatı kim en iyi icra etme konusunda daha tutarlı gerçekçi ve sürdürülebilir plan ve projelerle halkın karşısına çıkar ayni zamanda bu projeleri hayata geçirecek yetenekli, bilgi donanımlı ve ehli bir ekibe sahipse milletin teveccühünü kazanır.

Eskide siyaset denince insanların zihninde; halkını seven, memleketini seven, erdemli, ahlaklı, dürüst, çalışkan ve adaletli olma vasıflarını taşıyan sağlam ve otorite sahibi bir siyasetçi profili canlanırdı. Böyle bir siyasetçi ile siyaset yapmak topluma zevk verirdi. Bu siyasetçinin toplumun ahlak değerlerine ne kadar müdahil ya da yabancı olduğunu gösterir.

Ahlak ve siyaset ilişkisi toplumların oluşturdukları medeniyet kültüründe birleştirici bir yapı taşıdır. Her medeniyette olduğu gibi, bizim tarihimiz ve medeniyetimiz de buna önem vermektedir. Bu konuda İslam medeniyetinin vücut bulmasında Ahlak-Siyaset ilişkisinin sağlam temeller üzerinde inşa edilmesi ve doğru metotlarla yürütülmesinin önemi tartışılmaz.

Ahlak siyaset ilişkisi her çağda insanlık için önemli olmuştur. Günümüz modern dünyasında ahlaki değerlerin yozlaştığı bir çağda ahlak ve siyaset ilişkisi daha da önem arz etmektedir. Kaliteli siyaset yapmak, toplumun maddi ve manevi inanç ve kültürel değerlerine saygılı davranmak siyasetçinin topluma hizmet anlayışını da belirler. Bencil davranmayan, toplumu yönetmede adil davranan, insanlar arasında eşit muameleye önem veren, halka üsten bakmayan, yapamayacağı vaatlerden kaçınan, millete karşı açık ve şeffaf olan, himmetini, sevgisini halka teveccüh eden siyasetçi, halkın gönlünde her zaman yer bulur. Sevilir ve sayılır.

Bencil, yalancı ve siyasetçinin erdemi olan ahlaki değerlerden yoksun ve güven vermeyen bir siyasetçi profili, kendisini yozlaştırdığı gibi önderlik ettiği toplumun ahlaki ve kültürel yapısını da yozlaştırır. Toplum siyaset ilişkisi sürekli olduğu için zamanla toplumun içinde yalancılık, bencilik, ahlaki bozuntu baş gösterir. Haksız ve şahsi menfaatler ön plana çıkar. Her birey kendi menfaatini toplumun ortak menfaatinden evvel görür. Adalet terazisi bozulur. Sevgi saygı yok olur. Manevi değerler zedelenir, herkes haksız kazanç uğruna birbirini sömürme çabası ve gayreti içine düşer. Bireyin ve toplumun hakkı hukuku ayaklar altına düşer. Bunda siyasetçilerin vebali büyüktür. Toplumu idare etme gibi büyük bir sorumluluğu üstlenen önderler yani siyasetçiler istedikleri gibi hareket etme hürriyetine sahip değiller. Topluma ve insanlığa karşı görevleri olduğunu bilmelidirler.

Bendeniz Ağrılı bir vatandaş olarak ayni zamanda mevcut hükümetin başından beri Türkiye için içerde ve dışarıda uyguladığı politikayı destekleyen ve her alanda ülkenin kalkınması adına yaptıkları bütün yatırımları olumlu gören ve tebrik eden biri olarak acı da olsa Ağrı’da ki çalışmalarda görülen aksaklıklara değinmek isterim.

Son dönemlerde bilhassa Ağrı’mızda, siyaset toplum ilişkilerinde derin bir uçurum açılmıştır. Halkın siyasetçilere karşı güveni kalmamıştır. Siyasetçilerin halka bakışı, halktan uzak bir siyaset icra etmeleri bu güvensizliğin temel nedenidir. Miting meydanlarında halkın oyunu almak için başvurmadıkları vaat ve yalan kalmamıştır. Meydanlarda havadan uçuşan vaatler seçim kazanıldıktan sonra toptan rafa kaldırılması halkı siyasete karşı bir kapalı kutu haline getirmiştir. Siyasetçilerin, dedikodu haline gelmiş şahsi menfaat ve halka karşı kapalı gündemleri toplumu bezdirmiş görünüyor. Sön dönemlerde merkezi hükümetçe Ağrı’ya yatırım amaçlı gönderilen paraların yerel siyasetçilerin yetersiz denetim ya da ihmalkâr davranışları yüzünden, takipsiz ve denetimsiz kalınca plan ve projeler kimisi istenilen seviyede hayata geçirilemedi kimisi de yılların insafına bırakıldı. Ön görüldüğü gibi hizmete dönüşme yününde ciddi aksaklıklar meydana gelmiştir. İleriye dönük yatırımların geçici ve kısa vadeli yatırımlara dönüşmesi halkı çileden çıkarmıştır.

Merkezi hükümet son 16 yılda Türkiye çapında 81 vilayeti en kırsal yöresine kadar Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını götürmüştür. Ancak yerel yönetimler ve yerel siyasetçiler bu hızlı tempoya ayak uyduramamıştır. Evvela dürüst ve erdemli siyasetçilerimizi tenzih ederek söylemek isterim. Ancak yinede siyasetçilerimizin artık kendilerine bir çeki düzen vermeleri, eş dost gözetmelerine son vermeleri lazımdır. Dedikodusu halkın nezdinde geniş bir taban bulan: dost ahbap ilişkileri, iş, ihale alma- verme gibi doğru yanlış algıları çürütmek için samimi ve dürüst bir siyaseti temel amaç edinmelidirler. Halkın beklentilerine kulak vermeleri ve dertleri ile dertlenmelidirler. Yörenin ortak paydası olan kamusal hizmetlerin zamanında ve ehlinin mahareti ile hayata geçirilmelidir. Köy belde kaza vilayet ayrımı yapmadan hizmetlerin vatandaşın ayağına götürülmesi için çaba gösterilmelidir. Ağrı'mızda oluşan "Kötü siyasetçi" imajını silmek için büyük çaba göstermelidirler.

Her şey mazbata almaya kadar olmamalıdır. Esas imtihan bundan sonra başlar. Siyasetçilerimizin kulaklarını çınlatırken, halkımızın da bundan sonra Ağrı’daki siyasetin hizmetlerini yakın markaja almaları konusunda daha etkin ve baskın olmaları gerekmektedir. Halkın baskın denetiminden uzak bir icraat istenilen amaca ulaşılmaz. Halkın denetim, i işlerin doğru ve dürüst yapılması için şarttır. 24 Haziran seçimlerinin memleketimiz ve bilhassa Ağrımız için hayırlı neticeler getirmesini temenni ederim. Bu temenni ile durmak yok yola tam hız devam.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.