Ağrı Haber

MAZLUMDER Ağrı; "Yargı, Andımız Dayatmasının Aracı Olmamalıdır"

Ağrı

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Ağrı Şubesi Danıştayın Öğrenci Andı kararına tepki gösterdi. Mazlumder Ağrı Şubesi'nin yaptığı basın açıklamasına, 7 Sivil Toplum Kuruluşu'nun Başkanları'da destek verdi.

Mazlumder Ağrı Şubesi'nden "Öğrenci Andı" Kararına Tepki

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Ağrı Şubesi Danıştayın Öğrenci Andı kararına tepki gösterdi. Mazlumder Ağrı Şubesi'nin yaptığı basın açıklamasına, 7 Sivil Toplum Kuruluşu'nun Başkanları'da destek verdi.

Danıştayın Öğrenci Andı kararına ilişkin MAZLUMDER Ağrı Şubesi'nce yapılan basın açıklamasını Bazı sivil toplum kuruluşlarının Ağrı temsilcileri tarafından destek verilerek ortak basın açıklaması yapıldı.

MAZLUMDER Ağrı Şube Başkanı Yüksel Aslan, Mazlumder olarak 2009 yılından itibaren Öğrenci Andı'nın kaldırılması kampanyasına destek verdiklerini anımsatarak Danıştayın, idarenin yerine geçerek yetki ve takdir hakkını gasp ettiğini savundu.

Mazlumder Ağrı Şube Başkanı Yüksel Aslan, "İlahi hukuka, doğal hukuka ve Türkiye'nin de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olan 'Öğrenci Andı'nın" yargı kararıyla tekrar geri getirilmesine karşı çıkıyor, Danıştayın temyiz merciinde insan haklarına aykırı bu kararı bozmasını talep ediyoruz." diye konuştu.

Mazlumder Ağrı Şubesi'nin yaptığı basın açıklamasını destekleyen Memur-Sen Ağrı Şube Başkanı Süleyman Gümüşer: "Bu kazanımın kaybedilmesine asla müsaade etmedik, etmeyiz de. Bu ülke, içerisinde bulunduğu medeniyet havzasına bakıldığı zaman bu tarz tek tipçi yaklaşımlarla büyüyecek bir coğrafya, ülke değil. Türkiye bugün küresel bir güç oluyorsa, bu küresel güç oluşunun temelinde medeniyetinden aldığı ilhamla paradigmasını değiştirdiği içindir. Dolayısıyla yeni Türkiye'nin inşasında bu paradigmanın önüne geçilebilecek tarzda vesayetçi yaklaşımların hepsine karşı duruyoruz, duracağız. Bu ülkenin milli mutabakat metni rahmetli Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı'dır. Onun dışında bu çocuklara dair söylenecek sözlerin hiçbiri tarafımızdan kabul görmeyecektir." dedi.

Memur-Sen Ağrı Şube Başkanı Gümüşer'den sonra söz alan İHH Ağrı Şubesi Başkanı Kerem Engin de Türkiye'nin gelişen dünyadan kopuşuna neden olacak uygulamaların doğru olmadığını söyleyerek, kimsenin başka bir kimseye üstünlüğünün olmadığına inandıklarını belirtti.

Engin, Danıştay'ın söz konusu kararını eleştirerek, "Bu metnin ne Türkiye'ye, ne eğitimimize, ne de çocuklarımıza kazandıracağı bir artısı yoktur." dedi.

Mazlumder Ağrı Şubesi'nin yapmış olduğu "Danıştay'ın Öğrenci Andı Kararı'na Tepki" açıklamasına "Memur-Sen Ağrı İl Temsilcisi Süleyman Gümüşer , İHH Ağrı Şube Başkanı Kerem Engin , Mustazaflar Cemiyeti Ağrı Şube Başkanı Arif Yılmaz, İnsani Hareket Derneği (İHYAD ) Başkanı Mehmet Aslan, İmam Hatipliler Derneği (ÖNDER) Ağrı Şube Başkanı Tekin Ergül, Birlik Vakfı Ağrı Şube Başkanı Başkanı Melih Deniz Altındağ, Müsiad Ağrı Temsilciliği" gibi Sivil Toplum Kuruluşları destek verdi.

Basın açıklamasının tam metni:

"MAZLUMDER AĞRI; YARGI, ANDIMIZ DAYATMASININ ARACI OLMAMALIDIR

26.10.2018 - AĞRI

Danıştay 8. İdare Dairesi ilk derece mahkemesi olarak; Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğrenci Andı" başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran 2013 yılına ait düzenlemesi hakkında açılan davada oy çokluğuyla iptal kararı vermiş bulunmaktadır.

Eski Milli Eğitim bakanlarından Türkçe ezan zulmünün de mimarı olan Reşit Galip’in 1933 yılında yazdığı metne, 1972 yılında yapılan değişiklikle, "Türküm, doğruyum, çalışkanım" ve "Ne mutlu Türküm diyene" şeklinde cümleler de eklenmiştir.

MAZLUMDER, 2009 yılından itibaren “Andımız kaldırılsın” kampanyasını diğer duyarlı insanlarla yürütmüş ve bu uygulamadan yönetmelik değişikliğiyle vazgeçilmişti. Hükümetin yaptığı bu doğru fiille milyonlarca öğrenci insan haklarına aykırı metni her sabah okumaktan kurtulmuştu.

Danıştay dairesinin iptal gerekçesinde, temel hak ve özgürlüklerin tanımı kötüye kullanılmış, 1933 yılından beri okutuluyor olunmasını, “hukuka güven” ilkesi gereği olarak doğru bulmuş, “eşitlik” ilkesini de gerekçe göstermiştir. Oysa yanlışta ısrarın doğruluk yönünden kıdem kazandırmayacağı, aksi halde tek tipçi, zamana uymayan yasaların da değiştirilmemesi gerekirdi.

Danıştay dairesi, idarenin yerine geçip yetki ve takdir hakkını gasp etmiş, idarenin nasıl karar vereceğiyle de yetinmeyip, idare yerine bizzat karar da almıştır

“Andımız” metni insan haklarına açıkça aykırı bir metindi. Bu yemin için çocuklar askeri düzen içinde hizaya alınmakta, ideolojik ve tek tipçi, milliyetçi- ırkçı ifadeler kullanılarak, “varlıklarını birilerinin varlığına armağan” etmeleri ve bir kısmının etnik kimlik bakımından yalan söylediği halde “doğruyum” şeklinde çelişkiler oluşturulmaktaydı. Oysa farklılıkların, çok kimlikliliğin dışlanmadığı tüm çocuklarımızın eşit, doğru ve adil bir kimlik kazanması esas olmalıdır.

MAZLUMDER, hiçbir insanın doğuştan üstün olamayacağını ancak iradesini kullanarak fazilet sahibi olacağına inanmakta ve bunun aksi söylem ve politikaların bütün dinlerin gerçekliğiyle de bağdaşmadığı düşüncesindedir.

olarak; İlahi hukuka, doğal hukuka ve Türkiye'nin de tarafı olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesine aykırı olan “andımızın” yargı kararıyla tekrar geri getirilmesine karşı çıkıyor, Danıştay’ın temyiz merciinde insan haklarına aykırı bu kararı bozmasını talep ediyoruz.

YÜKSEL ASLAN

MAZLUMDER AĞRI ŞUBE BAŞKANI"

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.