Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şubesinden Eğitim Politikalarına Dair Değerlendirme

Eğitimin gündemine ilişkin değerlendirmeler yapmak, sorunları ele alıp, çözüm önerilerine yönelik  konuşan Süleyman Gümüşer, başta eğitim politikaları olmak üzere, birçok konuya değindi.

Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şubesinden Eğitim Politikalarına Dair Değerlendirme

Eğitimin gündemine ilişkin değerlendirmeler yapmak, sorunları ele alıp, çözüm önerilerine yönelik  konuşan Süleyman Gümüşer, başta eğitim politikaları olmak üzere, birçok konuya değindi.

22 Mart 2018 Perşembe 13:11
Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şubesinden Eğitim Politikalarına Dair Değerlendirme

Eğitimin gündemine ilişkin değerlendirmeler yapmak, sorunları ele alıp, çözüm önerilerine yönelik  konuşan Süleyman Gümüşer, başta eğitim politikaları olmak üzere, birçok konuya değindi.

Eğitim çalışanlarının desteğini almayan hiçbir politikanın başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulayan GÜMÜŞER, “Çalışmalar yapılırken, projeler üretilirken, kararlar alınırken, akla ilk gelmesi, görüşlerine başvurulması gereken kesim, bunun alandaki uygulayıcısı olan eğitimciler olmalıdır. Aksi halde, yapılan her iş tartışmalı ve sorunlu olur. Zemini sağlam olmayan, meşruiyeti bulunmayan uygulamalar zamanla daha büyük sorunlara yol açar. Eğitimcilerin hissiyatına değer vermeyen, oluşturulan politikalarda alanın tecrübesine başvurmayan pek çok girişim ya sıkıntılara neden olmuş ya da atıl kalmıştır. Bu nedenle, geçmişten ders alınmalı; ülkeye, millete, kamu görevlilerine zarar veren iş ve işlemlerden uzak durulmalıdır” dedi.

Not verenleri not verilenlerle ve birbirleriyle ölçmeye kalkışmanın mantığı yoktur

Eğitimin farklı kademelerinde yer alan insanların ne düşündüklerine bakmadan, tepkilerine aldırmadan, hassasiyetleri gözetilmeden performanslarını değerlendirmenin, not verenleri not verilenlerle ve birbirleriyle ölçmeye kalkışmanın mantığını anlamakta güçlük çektiklerini dile getiren GÜMÜŞER, “Bu tür bir yaklaşımın ve uygulamanın neticesinde yıpranacak, örselenecek, itibarı zedelenecek olanlar eğitimcilerdir; akamete uğrayacak olan ise yarına ilişkin umuttur. Uygulanabilir olmayan dayatmalar yerine eğitimden beklenenler ekseninde öğretmenden beklentiler ortaya konulmalı ve bu doğrultuda öğretmenlere daha fazla destek olunmalıdır” şeklinde konuştu.

Alo 147’e yapılan her şikâyetin soruşturma konusu edilmesinin önüne geçilmelidir

Eğitim çalışanlarının şiddete maruz kalmasını seyretmek dışında bir şey yapmayan Bakanlık yetkililerini eleştiren GÜMÜŞER, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakanlık, okullarda disiplinin bozulma sebeplerinden biri hâline gelen Alo 147 hattına yapılan her ihbarın, şikâyetin soruşturma konusu edilip öğretmeni yıldırma, cezalandırma aracı hâline getirilmesinin önüne geçmelidir. Eğitim çalışanları, öğretmenler odasıyla tek bağı Alo 147 olan, istişareye önem ve öncelik vermeyen, düşük performansının faturasını eğitimcilere çıkaran bir yönetim anlayışından rahatsızdır.”

Eğitimciler toplumdaki saygınlığına yeniden kavuşturulmalıdır

Eğitimcilerin sadece öğreten değil, eğiten, değerleri yaşayan ve yaşatan bir kimlik olarak öğrencilerinin karşısına çıkması gerektiğine dikkat çeken Süleyman GÜMÜŞER, “Öğrencisi, insan olmanın değerini öncelikle öğretmenlerimiz üzerinden yaşamalıdır. Adil olmayı, işinin hakkını vermeyi, iş ahlakını, hakça paylaşmayı, birlikte yaşamayı ve huzuru birlikte oluşturmayı sınıfta ve okulda öğretmenimizden görmelidir. Böylesi bir öğretmen profili için öncelikle eğitimcilerin toplumdaki saygınlığının bu hedef doğrultusunda oluşması ve korunması gerekiyor. Eğitim çalışanlarının mali, özlük ve sosyal hakları ile çalışma şartları bu itibarı oluşturacak biçimde düzenlenmeli ve geliştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Şiddetin son bulması için gerekenler ivedilikle yapılmalıdır

“Eğitimcilere karşı şiddet, bugün okullarda yaygın bir sorun hâlini almıştır” diyen GÜMÜŞER, şunları söyledi: “Maalesef bugün eğitim çalışanları saldırılara karşı savunmasızdır. Eğitim-öğretim kurumlarında alınması gereken güvenlik tedbirleri yeterli olmamakta, sorumluluk öğretmenlere ve yöneticilere bırakılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimcilere yönelik her saldırının sıkı takipçisi olmalı, nerede duracağı belli olmayan bu şiddet olaylarının bir an önce son bulması için gereğini yapmalıdır.”

Darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliği kaldırılmalıdır

Darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliğine de değinen GÜMÜŞER, “Kadınlara ve kız öğrencilere yönelik kılık ve kıyafet uygulaması, verdiğimiz mücadele, yaptığımız eylem ve etkinlikler sonucunda kaldırılmış, kamuda çalışan kadınlarla ilgili ‘başı açık’ ibaresinin yönetmelikten çıkarılmasıyla kadının kamu hizmetine katılımında bir engel aşılmış; Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik’te de yapılan değişiklikle öğrencilere kılık-kıyafet dayatmasının kaldırılması son derece önemli bir adım olmuş ve bir yasak daha tarihe karışmıştır. Çerçeve yönetmelikte de acilen değişiklik yapılmalı ve sivil itaatsizlik gerekçelerimizden olan erkek kamu görevlilerine de kılık ve kıyafet dayatmasından vazgeçilmelidir” diye konuştu.


Son Güncelleme: 22.03.2018 13:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer 2018-03-24 07:22:22

Tebrikler...