Mazlumder: "Doğu Türkistan'daki Toplama Kampları Kapatılsın!"

Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri kamuoyunun bilgisine sunmak ve Çin’i zulümden vazgeçmeye çağırmak üzere, MAZLUMDER’in de içerisinde olduğu bir grup İslami STK, öğle namazını müteakip Saraçhane Parkı’nda bir araya geldi.

Mazlumder: "Doğu Türkistan'daki Toplama Kampları Kapatılsın!"

Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri kamuoyunun bilgisine sunmak ve Çin’i zulümden vazgeçmeye çağırmak üzere, MAZLUMDER’in de içerisinde olduğu bir grup İslami STK, öğle namazını müteakip Saraçhane Parkı’nda bir araya geldi.

06 Kasım 2018 Salı 17:32
Mazlumder: "Doğu Türkistan'daki Toplama Kampları Kapatılsın!"

Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri kamuoyunun bilgisine sunmak ve Çin’i zulümden vazgeçmeye çağırmak üzere, MAZLUMDER’in de içerisinde olduğu bir grup İslami STK, öğle namazını müteakip Saraçhane Parkı’nda bir araya geldi. Fatih Camii’nden Park’a kadar yapılan yürüyüşün ardından STK temsilcileri söz alarak konuyla ilgili görüşlerini bildirdiler. Oldukça geniş katılımın olduğu etkinlikte, MAZLUMDER Genel Başkanı Ramazan BEYHAN şunları söyledi:

"DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ TOPLAMA KAMPLARI KAPATILSIN!

Sevgili Doğu Türkistan dostları, hoş geldiniz.

MAZLUMDER 2009 yılındaki Urumçi katliamından sonra 2010 yılında, Doğu Türkistan’la ilgili bir rapor yaptı. Bu raporun üzerinden neredeyse 10 yıl geçmesine rağmen zulmün şiddetini artırarak ve daha yaygın bir şekilde devam ettiğine şahit olmaktayız. 100 binlerce insan aşırılık (radikalizm) bahanesiyle kamplara toplanmakta, orada insanlık dışı muamele ve işkencelere maruz kalmakta. Uygurlu Müslümanlara ayrımcılık yapılmakta ve en temel insan haklarından mahrum bırakılmaktalar. Uygur Türklerine karşı inkar ve asimilasyon politikası izlenmekte, etnik imhaya maruz kalmaktalar.

Sultan Abdülhamit’in, “Doğu Türkistan bizim Anadolu’ya açılan kapımızdır, bizim için Anadolu neyse Doğu Türkistan da odur” demesinden sonra kurulan ulusalcı Cumhuriyet Rejimi, maalesef Müslüman ve akraba topluluklara karşı ilgisiz kalmış ve kabuğuna çekilmiştir. Uzun bir aranın ardından iktidar olan AK Parti yetkilileri, nihayet bu sözün kıymetini anlamışlarsa da, sık sık dile getirdikleri “gönül coğrafyamız” vurgusu söylem olmaktan öte geçememektedir.

Türkiye’ye gelmiş, oturma izni almış, hatta vatandaş olmuş Uygurların ve diğer Müslüman kimselerin sudan bahanelerle sınır dışı edilmesine artık son verilmelidir. Çin hükümetinin, oradaki Uygurlar ailelerine yaptığı baskılara tepki gösterilmeli, ayrıca buradakilerin geri gönderilmesiyle ilgili talepleri kesinlikle reddedilmelidir. Olması gereken bu olduğu halde, (Mısır’daki) öğrencilerin geri gönderilmesine maalesef engel olunamamıştır. Çin ile ilan edilen “barış ve kültür yılı” bu şartlarda ne kadar gerçekçidir.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri bu meseleye gözlerini kapamaktan vazgeçmelidir. İslam ülkeleri ve uluslararası örgütler, bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Doğu Türkistan’la ilgili insani bir politika belirlemeye davet ediyoruz. Üniversite ve hukuk camiasını bu konuda çalışmalar yapmaya davet ediyoruz. Türkiye’deki iş adamları ve dernekleri (MÜSİAD, TÜSİAD, İGİAD ve diğerleri) Çin’deki partnerlerine tepki ve hassasiyetimizi taşımalıdırlar.

STK’lar olarak bu vahşeti en etkin şekilde kınadığımızı tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Tüm Doğu Türkistan dostlarına selam olsun"

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.