Çocuklarını Aşılatmayan Ebeveynler Dikkat!

Sağlık Bakanlığı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği tarafından düzenlenen 3. Ulusal Aşı Çalıştayı, Ankara'da gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 20. yüzyılda halk sağlığı alanında gerçekleşmiş en önemli 10 başarı listesinin birinci sırasında aşılamanın geldiğini vurguladı

Çocuklarını Aşılatmayan Ebeveynler Dikkat!

Sağlık Bakanlığı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği tarafından düzenlenen 3. Ulusal Aşı Çalıştayı, Ankara'da gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 20. yüzyılda halk sağlığı alanında gerçekleşmiş en önemli 10 başarı listesinin birinci sırasında aşılamanın geldiğini vurguladı

23 Mart 2018 Cuma 10:55
Çocuklarını Aşılatmayan Ebeveynler Dikkat!

HaberTürk'ten Demet Demirkır'ın haberine göre Sağlık Bakanlığı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği tarafından düzenlenen 3. Ulusal Aşı Çalıştayı, Ankara'da gerçekleştirildi. 

Aşıya dair pek çok konunun masaya yatırıldığı 3. Ulusal Aşı Çalıştayı'nda Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 20. yüzyılda halk sağlığı alanında gerçekleşmiş en önemli 10 başarı listesinin birinci sırasında bağışıklamanın geldiğini vurguladı. 

"14 BİN 269 ÇOCUĞU ÖLÜMDEN KURTARIYORUZ"

Türkiye'nin kızamık aşısını 87'nci, menenjit aşısını 42'nci ülke olarak takvimine eklediğini kaydeden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Türkiye'de yılda 40 milyon aşı yapıldığını ve aşılamalar sayesinde de bazı hastalıkların tamamen hayatımızdan çıktığına dikkat çekti. Örneğin etkin aşılama sayesinde kızamık hastalığının Türkiye'de yılda yalnızca 4 ila 7 kişide görüldüğünü söyledi.

"Aşılama sayesinde 14 bin 296 çocuğu ölümden kurtarıyoruz" diyen Prof. Dr. Ceyhan, Türkiye'nin aşı bütçesinin 880 milyon lira; ilaca harcanan paranın ise 22,1 milyar lira olduğunu kaydederek, "20 milyar Euro para kaybını aşı yaparak önlüyoruz" açıklamasında bulundu.

Hayati önem taşıyan aşıyla ilgili HABERTURK.COM'a açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşı aleyhtarı olanlara da cevap verdi. 

"KABUL GÖRMÜŞ BİR OLAYIN ALEYHİNDE KONUŞUNCA İLGİ TOPLUYORSUNUZ"

Aşı kuşkusuz hayat kurtarıyor. Peki, aşıya karşı direncin nedeni nedir? Aşı direncinin sebeplerinden biri de aşı aleyhtarları olabilir mi?

Tarihsel bazı durumlar var. Birincisi; aşı o kadar eskiden kabul edilen bir şey ki dolayısıyla bunu desteklemek için ne devletlerin ne akademik çevrelerin herhangi bir faaliyeti olmamış. Tüm dünya, aşılama yapmaya uğraşıyor. Bu oran yüzde 95'lerin üstünde... Ancak genel olarak bu kadar kabul görmüş bir olayın aleyhinde konuştuğunuz zaman ilgi topluyorsunuz.

Başka hesaplar nedeniyle de aşının aleyhinde konuşanlar olabiliyor. Mesela bir kısım insanlar tamamen kötü niyetli çünkü aşının yerine bir şeyler pazarlamak istiyorlar. Örneğin; "Aşıya gerek yok, benim önerdiğim diyeti kullanırsan" diyorlar. Yada "Şunu yap aşıya gerek yok" diyerek o ürünü pazarlamaya uğraşıyorlar veya muayenehanesi var. Özel bir yerde çalışıyor ve oraya hasta aktarmaya çalışıyor.

Aşı aleyhinde konuşan hekimlerin tamamı, aşıya inanmadığı ya da güvenli olmadığı düşüncesiyle bu şekilde konuşmuyor. Ben bunların hepsini araştırdım ve hepsinin çocuklarının aşılı olduğunu gördüm. Bu kişiler kendi çocuğuna aşı yaptırıyor ama vatandaşa 'aşı yaptırmayın' diyor. Bu insanların hepsinin çocukları aşılı, 20 yıl bile geriye gitsek bunların kayıtları Bakanlıkta mevcut.

Aşılarda gerçekten kişiye zarar verecek maddeler var mı? 

Aşılar 10-15 yıl önceki aşılar değil. O zamanki aşılarda teknoloji daha az geliştiği için şu an konuşulan cıva da vardı, başka maddeler de vardı. Teknoloji geliştikçe bu aşılar tek dozluk hale getirildi ve artık o maddelerin konulmasına gerek kalmadı. Düşünün aşı karşıtları, kendi çocuklarını aşının içinde o zararlı maddeler varken yaptırmışlar. Şu anda aşının içerisinde o maddelerin olmadığını biliyorlar. Buna rağmen 'aşı yaptırmayın' diyorlar.

"20 MİLYAR EURO PARA KAYBI AŞIYLA ÖNLENEBİLİYOR"

Aşılar sayesinde kaç çocuğun hayatı kurtuluyor? 

Dünya için bu rakam yaklaşık 2 milyon. Türkiye'de ise her yıl aşı yaparak 14 bin 296 çocuğu ölümden kurtarıyoruz. Yaklaşık 150 bin sakatlık ve 20 milyar Euro para kaybını aşı yaparak önlüyoruz.

Biz, 13 hastalığa karşı aşı yapıyoruz. Bunların içerisinde en çok ölümü engelleyen pnömokok aşısıdır. Aşıların hepsinde birincil amaç ölümü engellemektir. İkinci amaç sakatlıkları engellemek ve üçüncü amaç ise maliyeti düşürmektir.

Bulaşıcı hastalıkların azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılmasında en yaygın, kabul görmüş, en etkin ve ekonomik girişim olan aşıların hepsi çalışılmıştır ve aşı şemasına giren bu aşılar bütün dünyada hayat kurtaran aşılardır.

Aşıya harcadığımız para, aşı yapılmazsa ortaya çıkacak hastalığa karşı harcanacak paradan çok daha düşüktür. Aşının tıpta kıyaslayabileceğimiz bir başka örneği yok. Aşı, en ucuza hayat kurtarmak demektir.

Örneğin kanserden her yıl 50 bin civarında insan ölüyor ve kanserin de tek bir korunma yöntemi var. Örneğin çeşitli otlar yemenin kansere karşı hiçbir faydası yoktur. Ama rahim ağzı kanserine karşı bir aşı var. Bu yüzden aşının çok etkin olduğu veya çok ucuza hayat kurtardığı yönünde hiçbir soru işareti yoktur. 

"HİÇBİR ANNENİN 'BEN ÇOCUĞUMA BU AŞIYI YAPTIRMAK İSTEMİYORUM' DEME HAKKI YOK"

Çocuklarını aşılatmayan ailelere karşı direnç nasıl kırılır?

Aşıya olan direnci kırmak zorundayız. Konuyu çok iyi bilmeyenler, 'Herkesin hakkıdır. İnsan isterse çocuğuna aşı yaptırmayabilir' diyor. Ama örneğin siz çocuğunuza aşı yaptırdınız. Hiçbir aşı yüzde 100 korumaz. En yüksek koruyan aşı yüzde 98 korur. Yani kişinin yüzde 2 hastalanma riski var ama aşılar yüzde 100 etkindir.

Aşıyı zorunlu hale getiren ülkeler en son Fransa ve Amerika oldu. Avrupa ülkelerinin bir çoğunda artık aşı zorunlu hale geliyor. Burada şu düşünce hakim: 'Aşılanmamak sadece sizin hayatınızı değil başkalarının hayatını da tehlikeye sokar.'

Aşı bizde hiçbir zaman zorunlu olmadı. Direkt aşıyla ilgili bir kanun olmadığı için hep hakimin yorumuna kaldı. O yüzden çocuk hakları beyannamesinde de var çocuk haklarını koruma kanununda da var.

Hiçbir annenin 'Ben çocuğuma bu aşıyı yaptırmak istemiyorum' deme hakkı yok. Her anne ve baba çocuğuna 18 yaşına kadar bakmakla, onu korumakla yükümlüdür. Dolayısıyla ailenin bunu kötüye kullanma hakkı yoktur. Bu şekilde düşünüldüğü için hakimler hep aşı lehinde karar verdi ama 2005 yılında arka arkaya birkaç olay oldu ve yargıtay, 'aşı yaptırılması zorunludur' kararı verdi.

2006'da Anayasa Mahkemesi 'Aşının zorunlu olduğunu gösteren bir mevzuat' çıkana kadar bunu zorunlu değerlendirmeyin' açıklamasında bulundu. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı'nda bir kanun teklifi hazırlandı ama işleme konulamadı. Ancak bu konunun bu şekilde bırakılmaması gerekir. 

HPV, meningokok ve rota virüs aşısı, aşı takvimine ekleniyor mu?

Ekleneceğine dair bir bilgimiz yok. Bu aşılar şu anda aday aşılar ve bizim ulusal aşı şemamıza eklenecekse de bu aşılardan kaç tanesi eklenecek henüz bilemiyoruz.

Bu aşıların artık yapılması gerektiği tartışmaları çok yapıldı. Bu aşılar ilk çıktığında, 10 kadar ülkede yapılırken şimdi rota virüs 90 ülkenin aşı programında. Irak'ta, katırların sırtlarında aşı yapıyorlar. En son aşıyı, aşı programına alan ülke Afganistan oldu ama biz hala karar vermedik.

"GRİP AŞISINDA ALÜMİNYUM YOKTUR"

Vatandaş doğru bilgiyi nasıl bulacak? Bir grup 'aşı yaptırın' diyor bir grup 'yaptırmayın' diyor. En doğru bilgiyi nerelerden bulabiliriz?

Sosyal medyada aşıyla ilgili dolaşan bilgilerin en az yüzde 90'ı yanlış. Örneğin grip aşısında alüminyum olduğu söyleniyor bu bir yalandır. Grip aşısında alüminyum yoktur. O yüzden aşıyla ilgili bilgileri mutlaka çok güvenilir kaynaklardan okumalıyız. Örneğin çocuk hekimine ya da aile hekimine danışın. Derneklerin sayfalarını okuyun, buralardan doğru bilgiye ulaşabilirsiniz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.